
Ahmed bin Hanbel dedi ki: İbn Mübârek döneminde ondan daha çok ilim tahsili peşinde koşan hiçbir kimse yoktur
Fudayl b. lyad dedi ki: Şu beytin Rabbine yemin ederim ki, iki gözüm İbn Mübârek gibisini görmemiştir. 181 yılında ramazan ayında vefât etmiştir. (İbnu'l-imad, Şezeratu'z-Zeheb, I, 295-297)
İbni Mübârek (rahimehullah) dedi ki: "Mekke'de, Medine'de, Kufe'de, Basra'da, Mısır'da ve Horosan'da insanların Sünnet ve Cemaat üzere olmayı şöylece açıklamakta görüş birliği ettiklerini gördüm:
📌Allah'tan başka ibâdete layık hiçbir ilâh olmadığına, Muhammed'in onun kulu ve Rasûlü olduğuna şehâdet eden
📌İşi aziz ve celil olan Allah'a havale edip her şeyin, hayrın, şerrin, küfrün ve îmânın Allah'ın kaza ve kaderi ile olduğunu bilen
📌Aziz ve Celil olan Allah'ın peygamberine sahâbe olmaları için seçtiği geçmiş selefin hakkını itiraf edip kabul eden
📌Ebu Bekir es-Sıddîk'i, Ömer bin Hattâb'ı, Osman bin Affan'ı ve Ali bin Ebi Tâlib'i (radıyallahu anhum) öne geçiren
📌Küçükleriyle büyükleriyle Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashâbına rahmet okuyan, onların faziletlerini söz konusu eden, aralarındaki anlaşmazlıklarda bir şey söylemeyen
📌İki bayram namazını Arafat'taki namazı ve cemaatle kılınan namazları iyi yahut günahkâr olsun her imamın arkasında kılan
📌Kur'ân'ı Allah'ın kelâmı ve onun indirdiği kitap olarak bilip mahlûk olduğunu söylemeyen
📌Îmânı söz, amel ve niyet ile birlikte sünnete uygun hareket etmek olarak bilen
📌Îmânın kalp ve âzâların ameli olup artıp eksildiğini kabul eden
📌Cihadın Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Allah tarafından peygamber olarak gönderildiği zamandan itibaren Deccal ile savaşacak son Mü'min topluluk gelene kadar devam edeceğini, zâlim bir kimsenin zulmünün (buna) zarar vermeyeceğini bilip
📌Kabir azâbına, Münkere, Nekire, Havza, Şefaate, Mîzâna, cennetliklerin Aziz ve Celil olan Rablerini göreceklerine îmân edendir.
📌Peygamberlerin ve Rasûllerin (aleyhisselâm) getirdiklerine îmân ederiz. Bu hususta onlara karşı misaller getirmeyiz
📌Ehl-i sünnetin niteliği: Aziz ve celil olan Allah'ın kitabının gereğini; Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in hadislerini ve ashâb-ı kirâmın (radıyallahu anhum) sözlerinin gereğini kabul etmektir. Kişisel görüşü ve kıyası terketmektir
📌İşte benim eski âlimlerimizin üzerinde ittifak ettiklerini gördüğüm husus budur. Allah bizlere de, sizlere de istikâmeti ve sâlihlere kavuşmayı nasib etsin.