İçeriklerden haberdar olmak, yorum yapmak ve diğer tüm özellikler için oturum açın.
Tevhîd-Şirk

Tevhîd Nedir?

2263 görüntlenme
3 yıl önce
illiyyuntv
Paylaş

Tevhîd, sözlükte; “Birlemek, tek kılmak” gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise; “Allâh’ı (Subhânehu ve Teâlâ) zâtında, rubûbiyyetinde (rabliğinde), ulûhiyyetinde (ilâhlığında), isim ve sıfatlarında tek kabul ederek, ibâdetlerde O’nu birlemektir.”

Âlemlerin Rabbi olan Allâh (Subhânehu ve Teâlâ) kendi zâtının birlenmesini ve de canlı-cansız, soyut-somut hiçbir şeyin kendisine eş koşulmamasını emretmiştir.

Bu sebeble tevhîd, Allâh’ın (Subhânehu ve Teâlâ) bir olduğunu, O’ndan başka ilâh bulunmadığını, her türlü ortak koşulmaktan münezzeh olduğuna inanmayı ve bu inanca aykırı şeylerden beri olarak yaşamayı ifâde eden bir kavramdır.

Tevhîd, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’yı birlemeyi, O’nun ortağının olmamasını, O’nun hiçbir şeye benzememesini, hiçbir şekilde denginin bulunmamasını bizlere öğretir.

Yaratanın sıfatları yaratana hastır; yaratılanın sıfatları ise yaratılanlara has. Tevhîd, yaratanın sıfatlarını yaratılanlara, yaratılanların sıfatlarını ise yaratana vermeyi yasaklar. Bunları birbirine karıştırmak, biraz ondan, biraz da bundan olsun mantığıyla hareket ederek karışık bir inanca sâhib olmak, tevhîdi bozmak demektir.

Kur’ân-ı Kerîm’de “tevhîd” kelime olarak geçmese de, Kur’ân; muhtevasıyla tevhîdi ve tevhîdi yaşantıyı örnekleriyle sunarak öğreten tevhîd kitâbıdır. Bizi tevhîde yönlendirerek, inanç ve yaşantımızda bizden tevhîdi ister.

Tüm peygamberlerin tebliğ ettiği dîn olan İslâm Dîni, tevhîd dînidir. Rabbimiz ilk insândan itibaren kullarını İslâm Dîni’nden sorumlu tutmuştur. Tüm seçilmiş tevhîd elçileri kavimlerini tevhîd dîni olan İslâm’a çağırmışlardır.

Tevhîd, şirkin karşısındadır. Kavramlar zıtlarıyla bilinirlerken şirkin karşısındadır tevhîd. Ve tevhîd ehli muvahhîdken, şirk ehli de müşriktir.

İnsânlar ya tevhîd dîninin müntesibi muvahhîd Müslümanlar ya da şirk dînlerinin müntesibleri müşrikler olarak ikiye ayrılırlar. Bu itibarla da insânlık tarihi, muvahhîdlerin müşriklerle, tevhîdin ise şirkle kavgasının olduğu mücâdeleler tarihidir.

Muvahhîdler tevhîd dîniyle kulluğu yalnız Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya has kılarlarken, müşriklerse şirk dînleriyle O’nun dışındakilere kulluk yaparlar.

Tevhîd inancı, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’dan başkasına kulluğun önüne geçip yasaklar. Şirk inanışları ise birçok şeylere kulluğa yönlendirerek, insânı çok ilâhlı bir inanca sürüklerler. Tevhîd, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’yı birlemenin hayatın bütününü kapsamasını bizden ister.

Günümüz Mürciesinin bakış açısıylaysa tevhîd, sadece dillerde söylenen ancak yaşantıya geçmeyen bir kavramdır. Oysa bu kavram gönle de, bedene de, bireye de, topluma da, kuruma da, devlete de hâkim olması gereken büyük ve değişmeyen hakikattir.

Tevhîd, bizleri “Allâh vardır” sözüyle bırakmaz. “Allâh vardır” sözünün içerisine O’nun tek yaratan, tek yaşatan ve de tek yöneten olduğu hakikatlerini koyar.

Bu hakikatleri kullara bildirirken, aynı zamanda kulları tevhîdin ibtâl ettiği tüm şirkleri reddetmeye de çağırır. Bu çağrıya uyarak Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın emirlerince yaşayıp, nehiylerinden de kaçınan kişi tevhîd ehli kişidir.

Ve ilâhınız bir ilâhtır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir. (Bakara Sûresi 163. âyet meali)

Tevhîdin Kısımları

Benzer Yazılar