
Hisle ilgili arzuların en büyüğü kadınlardır.
Bazen insan, elbise içinde bir kadını görür ve onun kendi hanımından daha güzel olduğu hayaline kapılır veya düşüncesinde güzel kadınları tasavvur eder. Kişinin fikri ise kadında sadece güzelliğe bakar ve onunla evlenip rahatlamaya çalışır.
Murâdına erdiğinde fazla bir süre geçmeden evlendiği kadında olmasını düşünmediği kusurlara bakmaya başlar ve bıkarak başka bir şey ister. Oysa bilmez ki görünüşteki isteklerini elde edebilmesi bazen bazı mihnetlere sebep olabilir.
Bu mihnetlerden kimini şöyle sıralayabiliriz:
Evlendiği ikinci eşinin dindar olmaması, akılsız olması, onu sevmemesi, tedbirsiz ve düzensiz olması.
Böylece elde ettiklerinin çoğu kişinin elinden kaçar.
İşte zînâyı alışkanlık hâline getirenleri çirkin işler yapmaya iten budur.
Çünkü bu kişiler kadının kusurlarının değil güzelliğinin göründüğü bir hâlde onunla oturup kalkarlar. Yaşadıkları o an onlara zevk verir ve sonra başka bir kadına giderler.
Akıllı olan kişi bilsin ki istediği şekilde tam bir murâdını elde etmesi mümkün değildir.
Dünya kadınları Allah’ın (Celle ve Â'la) şu kavlinden daha güzel bir şekilde kusurlu görülmemiştir: “Onlar için orada tertemiz eşler vardır.” (Bakara Sûresi 25. âyet meali)
(Saydul Hatr- Hatırlı Satırlar - İbnu'l-Cevzi)