
Selef, Allah’ın tevhidini ve Allah’ı isim ve sıfatlarıyla beraber Sünnet kitaplarında zikredip bunu Kur’ân’ı anlamanın yolu Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) hadisleri olduğunu bilerek yaptılar. Böylece kim Allah’a iman edip Kur’ân’ı doğru şekilde anlamak istiyorsa, ona düşen Sünneti ve onun açıklamasını takip etmektir.
Bugün kim isim ve sıfatlar Tevhid’inde bidat grupların yoluna düşerek sapkınlığa girerse, bu duruma düşmedeki sebepleri Kur’ân’ın doğru tefsirine inanma ve takip etmekte olan kusurlarıdır. Bu durumda kim sünnete bakıp da Allah’ın, O’nun isimlerinin ve sıfatlarının anlatımlarını okursa onu doğru anlayıp inanmanın anahtarının Allah’ın ve Peygamberinin (sallallahu aleyhi ve sellem) sözlerine rivayet edildiği gibi harfiyyen inanıp onun manasında bir harf bile olsun tahrif etmemenin olduğunu anlar.
Sünnet ehli arasında yüce Allah’a Kur’ân’da, Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayetlerinde ve sahabenin (radıyallahu anhum) eserlerinde geçtiği gibi inanmak genel prensip haline gelmiştir.
İsimler ve sıfatlar tevhidinde kaçınılması gereken şeyler şunlardır:
-Tahrif (Çarpıtma) Kelimelerin anlamını başka şeyler ile değiştirmek manasında mesela “yed” (el) kelimesinin güç, kudret anlamına geldiğini iddia etmek gibi.
-Ta’til (Geçersiz kılma) Kelimelerin anlamını reddedip geçersiz kılma manasında, mesela Allah’ın kelam etmediğini/konuşmadığını iddia etmek gibi.
-Teşbih (Benzetme) Yaratanı yaratılanlara benzetme manasında, mesela Allah’ın görmesi kulların görmesi gibi olduğunu iddia etmek gibi.
-Tekyif (Keyfiyetlendirme) İsim ve sıfatların anlamını şartlandırma manasında, mesela Allah’ın en alttaki semaya inişini açıklamaya çalışmak gibi.
-Tefvid (Anlamını Düşürme) mesela el, yüz gibi kelimelerin kendisini kabul ettikten sonra anlamının bilinmediğini iddia etmek, böylece o sıfatın gerçek anlamına inanmamak
Selefin bu husustaki menheci ise şu kelimelerle özetlenmiştir:
El-Velid b. Müslim (V. 195H) dedi ki: Süfyan es-Sevri, Malik b. Enes, el-Evzai ve el-Leys ibn Saad’a ru’yet (Allah’ı görmek) ve sıfat (Allah’ın sıfatları) hadislerini sordum. Onlar dedi ki: ‘Olduğu gibi kabul et ve hiçbir şekilde tefsir etme (yorumlama)! (Mücemu’l Mukri, sy.111)
Ve Ahmed b. Nasr (V. 231H) dedi ki: Süfyan ibn Uyeyne’ye şöyle sordum: ‘Ey Ebu Muhammed, sana birşey sormak istiyorum’ dedi ki: ‘Sorma’ Dedim ki: ‘Sana sormazsam kime sorayım?’ bunun üzerine ‘Öyleyse sor’ dedi. Dedim ki: ‘Şu rivayet edilen hadisler hakkında ne dersin: Kalpler iki parmağının arasında, Allah onu pazarlarda zikreden kişilere şaşırır veya güler hadisi?’ Bunun üzerine dedi ki: Rivayet edildiği gibi ve keyfiyetini (nasıl olduğunu) vasfetmeden kabul et! (Merasil, Ebu Davud, sy.182, es-Siyer 8/467)