İçeriklerden haberdar olmak, yorum yapmak ve diğer tüm özellikler için oturum açın.
98

Beyyine Sûresi

8 Ayet
Paylaş
1
لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
- Kitâb ehli ve müşriklerden o kâfirler, kendilerine beyyine gelinceye kadar (küfürden) ayrılmayacaklardı.
2
رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُواْ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً
- Allah'tan bir Rasûl, tertemiz sâhifeleri tilâvet eder.
3
فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ
- Onlarda dosdoğru yazılar vardır.
4
وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلْكِتَـٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
- Ve o Kitâb verilenler ayrılığa düşmediler ancak kendilerine beyyine geldikten sonra (ayrılığa düştüler).
# İmâm Taberî (rahimehullah) demiştir ki: ‘Ve o Kitâb verilenler tefrikaya düşmediler. ancak kendilerine beyyine geldikten sonra (ayrılığa düştüler).’ Yahûdi ve nasrâniler, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in durumu husûsunda tefrikaya düşüp de önceden o nûbüvveti tekzîb etmediler. Yani: Bu Yahûdi ve nasrânilere (beyyine) gelmesinin ardından. Yani: Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in, Allah'ın onu mahlûkâtına irsâl etmesi (göndermesi) sûretiyle rasûl olduğu durumunun kesinlikle apaçık olmasının ardından onu tekzîb ettiler (yalanladılar). Allah onu gönderdiği zaman, onun hakkında tefrikaya (ayrılığa) düştüler. Bazıları onu tekzîb etti, bazıları ise ona îmân etti. O gönderilmeden önce ise, bir nebînin geleceği husûsunda tefrikaya (ayrılığa) düşmüş değillerdi. (Câmî'ul-Beyân fî Tefsîri'l-Kur'ân, C.24, S.540)
5
وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعْبُدُواْ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٲةَ وَيُؤْتُواْ ٱلزَّكَوٲةَ‌ۚ وَذَٲلِكَ دِينُ ٱلْقَيِّمَةِ
- Ve Dîn'i O'na hâlis kılan hanîfler olarak Allah'a ibâdet etmeleri ve namazı ikâme etmeleri ve zekâtı vermeleri dışında emrolunmadılar. Ve bu dosdoğru Dîn'dir.
6
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ‌ۚ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ ٱلْبَرِيَّةِ
- Muhakkak ki Kitâb ehli ve müşriklerden o kâfirler, Cehennem ateşindedir ve orada ebedî kalıcıdırlar. İşte onlar, onlardır yaratılmışların en şerlileri.
7
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ ٱلْبَرِيَّةِ
- Muhakkak ki o îmân edenler ve sâlih ameller işleyenler, işte onlar, onlardır yaratılmışların en hayırlıları.
8
جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّـٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا‌ۖ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُواْ عَنْهُ‌ۚ ذَٲلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ
- Rableri katındaki karşılıkları Adn Cennetleridir, altlarından nehirler akar, Orada ebedî kalıcıdırlar. Allah onlardan râzıdır ve onlar O'ndan râzılardır. Bu, Rabbinden haşyet duyan içindir.